James Hetfield

Şubat 1, 2008 tarihinde yazıldı.
Kalıcı Bağlantı

Mor ve Ötesi-Hakkında

Temmuz 24, 2007 tarihinde yazıldı.
Yorum ( 5 ) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Mor ve Ötesi 1995 yılının Ocak ayında Kerem Kabadayı, Harun Tekin, Derin Esmer ve Alper Tekin tarafindan kuruldu. Kendi bestelerinden oluşan ilk albümünü aynı yılın Ağustos ayında Stüdyo Spectrum'da kaydeden grup, 1996'nın Ocak ayında çalışmaya son halini verdi ve "Şehir", 1996'nın Haziran ayında piyasaya çıktı. Grubun ilk video klibi 'Yalnız Şarkı', farklı tarzıyla büyük ilgi çekti.
1997 yılı grup adına önemli gelişmelere sahne oldu. İstanbul dışındaki ilk konserini ODTÜ'de veren mor ve ötesi'nde ilk eleman değişikliği de bu yıl gerçekleşti ve Burak Güven, Alper Tekin'in yerine gruba dahil oldu. Şubat 1998'den itibaren Captain Hook'ta ilk düzenli bar programını yapan mor ve ötesi, bir yandan da yeni albümünü hazırlıyordu. Ada Müzik Stüdyosu'nda Volkan Gürkan'la beraber kaydedilen "Bırak Zaman Aksın"ın ardından Derin Esmer gruptan ayrılırken Kerem Özyeğen gruba katıldı. Albüm 1999 Mart ayında Ada Müzik tarafından yayınlandı.
1999 yılının Ağustos ayına gelindiğinde grup bir Bülent Ortaçgil bestesi olan 'Sen Varsın' üzerinde çalışıyordu. Tam o günlerde benzersiz bir felaketle karşılaştı Türkiye. 17 Ağustos'tan sonra, herkes gibi, grup da bir süre kendine gelemedi.
2000 yılının başlarında mor ve ötesi ülke çapındaki nükleer karşıtı kampanyaya destek verdi. Bu destek hem konserlerle, hem de zamanın Cumhurbaşkanı'na canlı yayında yöneltilen bir soruyla sürdürüldü. Akkuyu'ya nükleer santral kurulması büyük bir toplumsal uzlaşma sonucu engellendi. 16 Haziran'daki H2000 müzik festivalindeki konser çok başarılı geçti, Temmuz ayında ise grubun 'Sen Varsın'la katıldığı "Şarkılar Bir Oyundur" adlı Ortaçgil'e saygı albümü yayınlandı. mor ve ötesi üçüncü albümünün kayıtlarına girmeden önceki en önemli performansını 16 Aralık'ta Hilton Convention & Exhibition Center'da Placebo'nun ön grubu olarak gerçekleştirdi.
Üçüncü albüm "Gül Kendine"nin kayıtları, 27 Aralık günü Volkan Gürkan prodüktörlüğünde Ada Müzik Stüdyosu'nda başladı, ve albüm 2001 Aralık ayında piyasaya çıktı. Grubun resmi web sitesi www.morveotesi.com da aynı ay içerisinde faaliyete geçti.
2002 Nisan ayında mor ve ötesi ilk Türkiye turnesine çıktı. İzmir, Denizli, Bursa, Adana, Antalya ve Antakya'yı kapsayan bu turne, Fil Yapım'la başlayan uzun soluklu bir işbirliğini müjdeliyordu. 2 Temmuz 2002 akşamı H2000'de mor ve otesi tarihinin en başarılı konserlerinden birini verdi. Çeşitli basın yayın organlarınca görsel ve işitsel bir şölen olarak nitelenen performansa yaklaşık 5000 kişi tanıklık etti.
2003 yılı dünyanın gördüğü en görkemli muhalefet dalgasıyla başladı. Yaklaşan Amerikan saldırganlığına karşı ses çıkaran milyonlara mor ve ötesi de sanatçı dostlarıyla birlikte katıldı. Grubun bestelediği ve Aylin Aslım, Athena, Bülent Ortaçgil, Feridun Düzağaç, Koray Candemir, Nejat Yavaşoğulları ve Vega ile birlikte seslendirilen 'Savaşa Hiç Gerek Yok' adlı parça, savaş karşıtı hareketin marşlarından biri oldu ve 1 Mart 2003 günü Ankara'da 100.000 kişiyle birlikte söylendi.
2003 Mayısı'nda mor ve ötesi "Yaz" isimli bir single yayınladı. Bu single'da yer alan Şehrazat bestesi 'Yaz Yaz Yaz' yaza damgasını vururken, grup Fanta Gençlik Festivali kapsamında 17 kenti kapsayan bir turne gerçekleştirdi. Sonbaharla birlikte dördüncü albüm çalışmalarına hız verilirken, grup bir yandan da Çağan Irmak'ın "Mustafa Hakkında Herşey" filminin müziklerini hazırladı. 2003 Eylül ayında düzenlenen "Rock Şişede Durmaz" sloganıyla ilk kez düzenlenin Barışarock festivaline katıldılar.
Ocak 2004'te "Dünya Yalan Söylüyor" için stüdyoya giren grup, çalışmalarını Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde hızla sonuçlandırdı ve albüm 30 Nisan Cuma günü Pasaj Müzik etiketiyle yayınlandı. Albümün ilk video klibi için Mustafa Hakkında Herşey filminde de kullanılan 'Bir Derdim Var' adlı parça seçildi. İkinci video klip ise 'Daha Mutlu Olamam' ve 'Yaz Yaz Yaz' kliplerini de yöneten Mahir Akyol tarafından 'Cambaz' isimli parçaya çekildi.
2006 Mayıs'ında "Büyük Düşler" albümünü yayınladı. Albüm de Mor ve Ötesi 1980 darbesini konu alan 'Darbe' adlı şarkısıyla dikkat çekiyor. Ayrıca 'Küçük Sevgilim' şarkısına Şebnem Ferah vokal yaptı. Mor ve Ötesi ilk kliplerini 'Şirket' isimli parçasına çekti. Muhalif tavırlarını şarkılarına yansıtan grup Karşı Festival Barışarock'ta bu duruşlarını tekrar gösterdiler.

Vega-Hakkında

Temmuz 24, 2007 tarihinde yazıldı.
Kalıcı Bağlantı

1996-97 yıllarında İstanbul,Suadiye’de bir zemin kat dairede ilk kez üç kişi olarak çalışmaya başladılar. 90’larda sıklıkla biraraya gelen Tuğrul Akyüz (Gitar,Synth programlama) ve Mert Koral(2003 yılı başında grup'tan ayrıldı) ’a (vokal,synth programlama) Deniz Özbey’in de (vokal) katılmasıyla sonradan “Vega” adını alacak olan grup kurulmuş oldu. Dinledikleri türler ortak,müzik üretmek adına eğilimleri benzer yönde ve biribirini tamamlayacak nitelikteydi.
O yıllarda çalışmalarla birikimlerimlerini biraraya getirirken;ortaya çıkan müziğin tarzı,NR1 MÜZİK müzik prodüksiyon şirketini kurmak üzere olan arkadaşları Murat Akad ve ortağı Ömer Karacan’ın dikkatini çekti ve onların teşviki ile ilk profesyönel çalışmaları olan “(Tamam)Sustum!” u (nr1) gerçekleştirdiler. “(Tamam) Sustum” albümünün yayınlanışının hemen ardında Vega ilk sahne grubunu kurarak ev stüdyosu ortamında bestelenip aranje edilmiş parçalarını sahneye uyarlamak üzere çalışmalarına başladılar.
2000 yılı sahne ve ikinci albümleri “Tatlı Sert” in (Procekts,Üniversal) hazırlıkları ile geçti.Bu albümün kayıtları 2001 yılında Teoman Yakupoğlu ve Üniversal ortak yatırımı ile gerçekleşti ve 2002 Haziranında yayınlandı.
Vega 3.albümleri “Hafif Müzik” ile dinleyici ile buluştu. Albüm, 5 Aralık 2005’te müzik marketlerdeki yerini aldı.
12 Vega şarkısından oluşan ve tüm söz-bestelerin Deniz Özbey ve Tuğrul Akyüz’e ait olduğu albümün prodüktörlüğünü Serkan Hökenek ve Tuğrul Akyüz üstlendi. >>>1996-97 yıllarında İstanbul, Suadiye’de bir zemin kat dairede ilk kez üç kişi olarak çalışmaya başladılar.
90’larda sıklıkla biraraya gelen Tuğrul Akyüz (Gitar, Synth programlama) ve Mert Koral (2003 yılı başında grup'tan ayrıldı)’a (vokal, synth programlama) Deniz Özbey’in de (vokal) katılmasıyla sonradan “Vega” adını alacak olan grup kurulmuş oldu. Dinledikleri türler ortak, müzik üretmek adına eğilimleri benzer yönde ve birbirini tamamlayacak nitelikteydi.
O yıllarda çalışmalarla birikimlerini biraraya getirirken; ortaya çıkan müziğin tarzı, NR1 MÜZİK müzik prodüksiyon şirketini kurmak üzere olan arkadaşları Murat Akad ve ortağı Ömer Karacan’ın dikkatini çekti ve onların teşviki ile ilk profesyönel çalışmaları olan “(Tamam)Sustum!” u (nr1) gerçekleştirdiler.
“(Tamam) Sustum” albümünün yayınlanışının hemen ardında Vega ilk sahne grubunu kurarak ev stüdyosu ortamında bestelenip aranje edilmiş parçalarını sahneye uyarlamak üzere çalışmalarına başladılar.
2000 yılı sahne ve ikinci albümleri “Tatlı Sert” in (Procekts,Üniversal) hazırlıkları ile geçti.Bu albümün kayıtları 2001 yılında Teoman Yakupoğlu ve Üniversal ortak yatırımı ile gerçekleşti ve 2002 Haziranı'nda yayınlandı.
Grup sahne çalışmaları ve üçüncü albümlerinin hazırlığına devam ediyor.
Deniz
Doğum Tarihi: 25 Kasım 1969 İstanbul
Yüksek öğretime kadar bale dersleri aldı. Üniversite sırasında kısa dönem bir punk grubundaki ilk vokal deneyimlerinden sonra Tuğrul Akyüz 'ün besteleri üzerinde onunla birlikte çalışmaya başladı.
Vega 'nın (Tamam) Sustum! ve Tatlı Sert albümlerinin kayıtlarında, besteci ve vokal olarak yer aldı...Şu an yarı zamanlı olarak mesleğine devam ederken bir yandan da Vega 'nın sahne çalışmalarını ve yeni albüm hazırlıklarını sürdürüyor...
Tuğrul
Doğum Tarihi: Mayıs 1969 İstanbul
Ortaokul, lise yıllarında klasik gitar ile ilgilendi. Elektronik gitara başlayışı ile pararlel olarak kurduğu pc, ses kartı, klavye, gitar düzeneği ile kendi beste ve düzenlemelerini yapmaya başladı.
Üniversite sırasında bir çok grupta yer alırken, İTÜ'den arkadaşı Mert Koral ile de bir ortak çalışma içerisine girdi.
Deniz Özbey' in de katılımı ile kurulan Vega'nın (Tamam) Sustum! ve Tatlı Sert albümlerinin yapımında besteci, aranjör ve gitarist olarak yer aldı. Şu an mesleğine devam ederken bir yandan da Vega'nın sahne çalışmalarını ve yeni albüm hazırlıklarını sürdürüyor.

Redd-Hakkında

Temmuz 24, 2007 tarihinde yazıldı.
Kalıcı Bağlantı

Redd, 1996 yılında cover grubu olarak kuruldu. İstanbul'da gerçekleştirdikleri performanslarla kaliteli bir müzikal çizgi oluşturan grup, 2000 yılında kendi şarkılarını yazmaya başladı. vokalde doğan duru, gitar ve geri vokalde berke hatipoğlu ve güneş duru, klavyede ise ilke hatipoğlu'ndan oluşan redd, şubat ayı başında 50/50 isimli ilk albümünü stardium'dan piyasaya çıkardı. kendilerini gözleme dayalı eleştrisel bi bakış açısıyla ifade eden redd, şarkılarında kent yaşantısına ve mordern hayatın döngüleri içine sıkışmış insanın hikayesini gerçekçi bir dille yansıtıyor.. redd, mutlu olmak için'de post-modern dünyaya ilişkin gerçekliğin altını çizerken 50/50'de insana dair çelişkiler ve kimlik arayışlarını anlatıyor. bahçelere daldık'la yaşadığı dünyaya olan rahatsızlığını dile getiren insanın kaçış hikayesini felsefi bir dille anlatırken, öperler'le bu kez alaycı bir dile bürünüyor. grubun ilk albümünde yer alan tüm şarkılar, dinlediğimizde kayıtsız kalamayacağımız, her biri bizi anlatan hikayelerden oluşuyor. tamamı canlı enstrümanlar kullanılarak kaydedilen albüm rock müzik dünyasına hızlı bir giriş yapan redd'in anlatısının bir başlangıcı.
Kirli Suyunda Pırıltılar
Redd'in ikinci stüdyo albümü 'Kirli Suyunda Parıltılar' Pasaj Müzik etiketi ile 24 Nisan 2006 Pazartesi günü müzik marketlerde yerini aldı.
Şubat 2005 'te ilk albümleri 50/50 ile yakaladıkları başarılı çıkışın ardından, "Kirli Suyunda Parıltılar" adlı ikinci albümlerini Pasaj Müzik etiketi ile çıkaran redd, bir sene aradan sonra sevenlerinin karşısında...Prodüktörlüğünü redd'in üstlendiği "Kirli Suyunda Parıltılar" ATM stüdyosunda Alp Turaç ile birlikte kaydedildi.
'Falan Filan', 'Hala Aşk Var Mı', 'Prensesin Uykusuyum', 'Artık Melek Değilim', 'Bak Keyfine', 'aŞık', 'Dünya', 'Kirli Suyunda Parıltılar', 'Ne Olmaya Geldim', 'Roman Kahramanı' ve Bülent Ortaçgil'in 1990 yılına ait 2.perde adlı albümünde yer alan 'Çığlık Çığlığa' cover'ı ile albümde toplam 11 şarkı yer aldı.
Albüm fotoğrafları, aynı zamanda albümün çıkış parçası olan "Falan Filan"a çekilen video klibin yönetmenliğini de üstlenen Cemil Ağacıkoğlu tarafından çekildi.
Redd, vokalde Doğan Duru, elektrik/akustik gitarda Berke Hatipoğlu, elektrik/akustik gitar ve geri vokalde Güneş Duru, hammond/ synth ve pianoda ilke Hatipoğlu ve "Kirli Suyunda Parıltılar" ile birlikte gruba dahilolan davulda Suat Ayyıldız' dan oluşuyor.
Henüz iki yıllık mazisi olan Redd, ikinci albümüyle dünyanın en çok izlenen müzik kanalı MTV’nin listesine girmeyi başardı.
Pasaj Müzik etiketiyle yayınlanan 2. albümleri ‘Kirli Suyunda Parıltılar’ ile büyük beğeni toplayan Redd , MTV World Chart Express listesinde yer alarak, Türk rock müziğindeki başarısını Avrupa’ya taşıdı.

Panik-Hakkında

Temmuz 24, 2007 tarihinde yazıldı.
Yorum ( 1 ) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Gökhan Bütünler ve Kaan Mutlu bir Kurban konseri çıkışı Deniz Yılmaz'ı bulurlar. Daha sonra onu tehdit edip yaptıkları şarkıları dinletmek üzere bir ormana götürürler. Orada konuştuktan sonra Deniz'in evine gider şarkıları dinlerler. Beraber kayıt yapmaya karar verirler ve Deniz de kayıtlarda bas çalmaya ve vokal yapmaya başlar.
Gel zaman git zaman şarkılar çoğalır ve sürekli kaydedilir. Bir albümlük şarkı olmuştur nerdeyse. Sonunda canlarına tak eder ve kendilerini stüdyoya hapsederler. Yirmi gün sonra bir bakarlar ki şarkılar tam gaz çalınmakta ve harikulade duyulmaktadır. Deniz bir anda prodüktör sıfatını giyinir ve gruba "Hadi albüm yapalım," der. Dört günde davul kurulur ve tonlanır. Kaan Alptekin 12 şarkının davullarını bir günde hatasız çalarak izleyenleri sevinç gözyaşlarına boğar. Bas gitarları çalan Deniz beş günde 12 şarkıyı haklar. Süratle gitarlar çalınır ve sıra vokallere gelir. İşte bu aşamada iş yavaşlamıştır çünkü grupta üç vokalist olduğundan vokallerde kavga, gürültü ve bunalım hakimdir. Asıl buhran mix'ler sırasında yaşanır. Deniz'in kulaklarını yıkatmasıyla ikinci mix devri başlar ve buhran atlatılır. Kayda girdikleri günden o güne aradan 9 ay geçmiştir. Grup "Buna da şükür," der ve albümün son halini teslim eder.
İşte Panik elemanları ve ufak özgeçmişleri:
Deniz Yılmaz (1974, İstanbul)
14 yaşında davul dersleri alarak müzik yapmaya başladı. Evde davul çalamayacağını anlayınca, işin kolayına kaçarak gitar çalmaya başladı. Bir yarışmadan 'En İyi Erkek Solist' dalında ödül alınca şarkı söylemeye başladı. Bir sürü grup kurdu, barlarda çalıp söyledi. 'Kurban' adlı grupta hem gitar çalıp hem de sakız çiğnemeye çalışınca depresyona girip gruptan ayrıldı. Panik'le çalışmaları zaten devam ediyordu. Geriye tek enstrüman kalmıştı bulaşmadığı: bas gitar. 'Panik' de ona bası verdi. Kendini tutamadı şarkı da söyledi. Kesmedi, albümün prodüktörlüğünü üstlendi. Üç ayda biteceğini söylediği Panik albümü, dokuz ayda bitti.
Kaan Mutlu (1982, İstanbul)
Ümraniye Süper Lisesini bitirdikten sonra Dumlupınar Üniversitesi İktisat Bölümüne girdi. Hâlâ burada okuyor. Üniversiteye ilk girdiği yıllarda beste çalışmalarına yoğunlaşıp Kasıntı Kelebek adlı grubu ile bar ve festivallerde sahne aldı. Gökhan Bütünler ile beraber Panik'i kurdu ve besteler yaptı. Panik'in ilk albümünde yer alarak muradına erdi.
Gökhan Bütünler (1982, Almanya)
Fenerbahçe Süper Lisesi'nden mezun olup Dumlupınar İ.İ.B. Fakültesinden diploma aldı. Müzik yaşantısına ilköğretim yıllarında blok flüt ve koro vokal ile başlayan Gökhan, daha sonra klasik gitar eğitimi alarak gitar çalmaya başladı. Üniversite yıllarında Kasıntı Kelebek adlı grubuyla çeşitli bar ve festivallerde sahne aldı, bir yandan da beste çalışmalarına ağırlık verdi. Bu sırada Deniz Yılmaz'la tanışıp Kaan Mutlu ile yaptıkları şarkıları kaydetmeye başladılar. Bununla yetinmeyen Gökhan kendisine kayıt ekipmanı alarak evde de şarkı kaydetti, bunları olmayacak saatlerde konu komşuya dinletti. Yayınlanmış iki albümde kayıt asistanı olarak görev aldı. Ev stüdyosunda kısa film müzikleri, radyo jingle'ları ve çeşitli gruplara demolar kaydetti.
Kaan Alptekin (1983, Kütahya)
Müziğe 6 yaşında klavye ve klasik gitar dersleri alarak başladı. İlkokul yıllarında bando takımında trampet çaldı. 'Baba grup'ları dinleyip sindirdi. 11 yaşındayken sandalye ve tencerelerden oluşan ilk set-up'ını kurdu ve odasında tam gaz çalışmaya koyuldu. Ortaokul ve lise yıllarında çeşitli organizasyonlarda davul ve gitar çaldı. Sonra ki birkaç yıl şehir şehir gezip iş dilendi ve çoğunda da ekmeği kaptı. 2001 yılında Gazimagusa Doğu Akdeniz Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliğine yerleştirildi. 2003 yılında Punch Üniversitesi kayıt asistanlığı bölümüne yatay geçiş yapmasıyla birlikte Panik okey dörtlüsünün bir üyesi oldu.

Manga-Hakkında

Temmuz 24, 2007 tarihinde yazıldı.
Kalıcı Bağlantı

Manga'nın albüm macerası 2002 yılının Ocak ayında Ferman'ın telefonla tüm grup arkadaşlarını arayıp "Toplanıp konuşalım bir yarışma varmış" demesiyle başladı.Bu telefon konuşmasının onları albüm sahibi yapacağına ihtimal vermedikleri gibi uzun yıllar müzikle ilgili hayalini kurdukları şeylerin gerçekleşeceğini birisi söyleseydi tahminen bunun imkansız olduğunu düşüneceklerdi.
Manga ilk olarak Yamyam'ın barlarda "cover" parçalar çaldıkları gruptan istediği müziği yapamamasından dolayı yolunu ayırması ile 2001 sonlarına doğru şekillenmeye başladı.Onun en büyük isteği kendi parçalarını çalan bir grup kurmaktı.Yapmak istediği tarzı da 95'ten beridir etkilendiği numetal ve hardcore tarzında gruplarla yavaş yavaş oluşturmaya başlamıştı kafasında.
Rock müzikle elektroniği, sert gitar riffleriyle rap vokalleri birleştirmek istiyordu.Bunu üniversiteden okul arkadaşı olan Orçun ile paylaştı ve onun da katılmasıyla Manga'nın tohumlarını atmış oldu.Daha sonra Özgür, Efe ve Ferman'ın da katılmasıyla ilk kadro tamamlanmış oldu ve büyük bir heyecanla çalmayı en çok istedikleri coverları ve bunun yanında kendi şarkılarını yapmaya başladılar.
İlk besteleri "Kal Yanımda" oldu ve bu besteleri yapıldıktan kısa bir süre sonra "Sing Your Song" yarışmasından haberdar oldular; fakat yarışmadan hemen önce Orçun özel nedenlerden dolayı grubu bırakmak zorunda kaldı.Bir süre bas gitar olmadan çalışmalarına devam eden Manga "Kal Yanında"yı yarışmaya hazırlamak için ciddi bir bas gitarist arayışına girdi.Ferman'nın daha önceden beraber çaldığı bas gitarist Cem'in yarışmaya gönderilecek şarkının kayıtlarına başlandığı gün gruba dahil olmasıyla Manga şu andaki yapısına kavuştu.
Beş ayrı karakteri ve beş ayrı müzik zevkini sergileyen Manga uzun yıllar sürecek albüm hayali için yola çıkmıştı artık.Beşlinin kesişim kümesi ise; Japon çizgi romanları olan "Manga" idi.
"Kal Yanımda"nın geniş çevrelerce çok sevilmesini ve yarışmada iyi bir derece alması, baş koydukları yolda emin adımlarla yürümeleri için iyi bir sebep oldu; böylelikle yeni besteler üretmeye başladılar.Bu dönem içinde "Bitti Rüya" ve "Yalan" gibi çok sevilen parçalarını yaptılar ve Ankara Limon Bar'da Metropolis grubunun da desteği ile bar programı yapmaya başladılar; fakat bekledikleri albüm haberi uzunca bir süre gelmedi ve umutsuzluğa kapıldıkları uzun bir dönem oldu.
Daha sonra tekrar stüdyoya giren grup beş şarkılık bir demo hazırlayarak tekrar İstanbul'a gitti.Ankara'ya döndükten bir süre sonra yarışma döneminden tanıdıkları prodüktörleri Haluk Kurosman'dan (6. Cadde, Gripin, Vega....) gelen bir telefon ile artık emeklerinin karşılığını alacaklarına inanmaya başladılar."Yapıyoruz arkadaşlar!" diyerek bu haberden sonra beste çalışmalarına ve konserlere ağırlık veren grup, Türkiye'nin dört bir yanına gidip elliyi aşkın konserle müziklerini paylaştılar.Hiçbir zaman unutamayacakları anılara ev sahipliği yapan ve Manga'nın belki de en önemli sahne tecrübesini kazandığı Limon Bar'da yaklaşık iki sene boyunca aralıksız çaldılar.
2002 yılı ortalarında Beyoğlu'nda bir kafede cereyan eden "Birgün bir şeyler yapacağız" konuşmaları artık gerçeğe dönüşmeye başlayacaktı Manga için ve her geçen gün Manga'yla beraber aynı yola baş koyan ve destek veren insan sayısının da arttığını fark etmek onları daha da umutlandırıyordu.
Kargo'nun solisti Koray Candemir, Vega, Göksel ve Kanadalı rapper Unknown Mc onlara ilk desteği veren müzisyenler oldu o dönemde.Artık albüm çıkatmak için hazırlardı ve Grgdn-Sony Music Türkiye etiketli olan ilk albümleri için 2004 yazına doğru stüdyoya girmeye başladılar ve Aralık 15'te Manga adlı ilk albümleri artık tüm Türkiye'ye açılmaya hazırdı.
Farklı müzik zevklerine sahip olan ve birbirinden tamamıyla farklı beş karakterin ortaya çıkarttığı müzik doğal olarak farklı farklı tatlar barındırıyordu.
Ferman, uzun bir zaman dinlediği metal kökenli müziklerin dışında yeni yeni sevdiği, rap müziğinde içinde olduğu bir vokal arayışı içindeydi.Efe'nin kalbi hiphop ve elektronik müzik için atıyordu.Yamyam'ın peşinde olduğu şey duygularını notalarla ifade etmekti.Özgür, caza, R&B'ye ve funka meraklı olduğu için Groove'un peşindeydi.Cem ise elektronik müziğe aşıktı.Böylelikle Manga'nın sert gitarlarda, rap-melodik vokallerden ve elektronik altyapılardan oluşan müziği ortaya çıkmış oldu.
Efe, Manga'nın müziği için "Beşimizin dinlediği farklı müziklerin aynı potada eritilmesidir.Hepimiz alternatif rocktan hoşlanıyorduk, aynı zamanda herkes elektronik müziği de özümsemişti; hiphop ve rap vokaller de bizi heyecanlandırmıştır." diyor.
Zaman zaman aşkı derinden hissettiler, zaman zaman bulundukları şehrin klostrofobik yapısının verdiği duygu patlamalarını yansıttılar, zaman zaman aynaya bakıp yaşam tarzlarına ironik yaklaşımlar getirdiler.Her zaman doğdukları, büyüdükleri ve yaşadıkları coğrafi bölgenin duygu yoğunluğunu ve kültür birikimini içlerinde taşıdıkları gibi bu değeri müziklerine de yansıtmaya çalıştılar.Bazı parçalarda kendi yaşadıkları ortamı ve kendi jenerasyonlarını da eleştirdiler.Örneğin Yağmur'un Bar'da çalarken kendi jenerasyonunu tüketim kuşağı olarak gözlemlemesi grubun "Libido" isimli parçalarını yapmalarına önayak oldu.
Manga'nın kurulduğu günden beri en büyük hayali farklılık yaratıp, son dönemlerde Teoman, Duman, Vega, Mor ve Ötesi, Kurban, Athena ve Kargo gibi isimlerin genişlettiği ve yürüdüğü yolu birazcık daha genişletmek oldu.Özgür bunu "Bizi hayatta en mutlu edecek şeylerden biri bu yolda bizlerden daha iyi yeni grupların çıkması olur." diyerek ifade ediyor.
Nitekim Manga 2004 Aralık'ında çıkardığı albümüyle hayallerini gerçekleştirmek konusunda önemli adımlar attı.Grubun inandığı müziğe dinleyicilerden gelen büyük destekle Manga bir yıl içinde Türkiye'nin değişik illerinde toplam yüzü aşkın konser verdi ve yüksek albüm satışlarıyla Altın Plak sahibi oldu.Bunların yanında Manga; Altın Kelebek "En İyi Çıkış Yapan Grup"; Jetix Tv, Future dergisi ve Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Kulübü tarafından ise "En İyi Grup" ödüllerine layık görüldü.Grubun çıkış şarkısı "Bir Kadın Çizeceksin" ise Easports'un Fifa 2006 oyunu soundtrackine dahil edildi.
Manga, şu anda 2006 sonlarına doğru çıkaracakları ikinci albümleri üzerinde çalışmaya devam etmektedir.

Haluk Levent-Hakkında

Temmuz 24, 2007 tarihinde yazıldı.
Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

26 Kasım 1968'de Adana’nın Yüreğir ilçesinde doğdu. İlkokulu Sabancı İlk Öğretim Okulu'nda okudu. Adana Atatürk Lisesi'nden mezun oldu. Sonra sırasıyla Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Mühendisliği, Ankara Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı, Orta Doğu Üniversitesi Fizik Bölümü ve Ankara Üniversitesi Muhasebe bölümünde kısa zamanlar öğrencilik yaptı. Üniversite giriş sınavlarını kazanıyordu ama eğitimini istikrarlı bir şekilde ilerletemiyordu. Bu durumda ailesinin maddi sıkıntıları da önemli bir rol oynuyordu.
Sınavlarla geçen bu yıllar içinde ticaretle uğraşan Haluk Levent, başarısız bir ticaret adamı olarak Adana'dan ayrıldı ve kendini yollara verdi. İlk albümünün “Yollarda" adını alması da bugünlerdeki deneyimlerin sebebidir. Birçok şehirde dolaşıp şarkı söyledi. Kimi zaman hasta bir kız çocuğu için sokak sokak dolaşıp şarkı söyleyerek para toplamaya çalıştı. Bu çabaların bazılarında başarılı oldu.
1992 yılında İstanbul'a geldi. Ortaköy'de çeşitli barlarda çalıştı. yıldıray gürgen le tanışması hayatın değiştirdi, en son albümü haricinde hepsinde yıldıray gürgen imzası vardır, amma aranjörlerin kaderi bu isimleri anılmaz 1990’da başladığı albüm çalışmaları zahmetli ve yıldırıcı dört yılın ardından meyvesini verdi. 1994’te "Yollarda" albümünü çıkarttı. Bu albüm aynı zamanda Anadolu Rock müziğinin ortaya çıktığı 70’lerden sonra ikinci yükseliş döneminin ilk eserlerindendi. Aynı yıl Moğollar da 20 yıl aradan sonraki ilk albümünü çıkartmıştır. “Yollarda” hiç beklenmedik bir şekilde yaklaşık ikiyüzbinlik satış rakamına ulaştı. Bu, Türkiye Müzik piyasasında açılan yeni bir kulvarın ardından milyonları sürükleyeceğine dair ilk işaret gibiydi.
İlk albümün ardından 1996'da "Bir Gece Vakti" bir milyona yaklaşan satış rakamıyla müzik gündemine bomba gibi düştü. Yine 1996’nın sonlarında “Arkadaş” albümü piyasaya çıktı. Bu albümle sanatçı, Anadolu Rock müziğin müzikal anlamda en başarılı örneklerinden birine imza atmıştır. Sanatçı “Arkadaş” albümü için "Bu albümle dünya standartlarını yakaladım" demektedir.
1997’nin Ağustos ayında cezaevine girdi. Yaklaşık on yıldır kurtulamadığı ticari bir dava yüzünden 9 ay cezaevinde kaldı. Cezaevindeyken uzun saçlarını kesip Akkuyu’ya, yapılması düşünülen Nükleer santral projesinin protesto gösterilerine yolladı. Cezaevine girmeden önce oluşturmuş olduğu kayıtlarla “Mektup” albümünü çıkarttı. “Mektup” içeriden dışarıya yazılmıştı ve dışarıda bu “Mektup”u yüz binlerce kişi okudu. İçerde boş durmadı “Kedi Köprüsü” adlı ilk kitabını yazdı. Gözleri kör eden ışıklardan kurtulmuş ve her ne kadar yüz bin mektup almış olsa da sonunda kendisine kalmıştı. Bu “kendinelik” bir kitapla somutlaştı.
Cezaevinden çıktıktan sonra yeni albümünü hazırlamak için çok az bir vakti vardı. Çünkü 18 aylık askerlik görevi bekliyordu. Bu koşullar altında “Yine Ayrılık” albümünü çıkarttı ve askere gitti. O askerdeyken bedelli askerlik çıktı. Anlamlı bir talihsizlik oldu. Askerdeyken Türkiye’nin daha önce hiç gitmemiş olduğu yerlerinde konserler verdi. Bütün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da konserler verdi. 1999 depreminin ardından İzmit’te kurulan Çadır kentlerde bizzat çalışıp çadırlar kurdu. Depremzedeler yararına konserler verdi. Askerdeyken izin günlerinin hepsini stüdyoda geçirdi. “www.leyla.com”u çıkarttı. Gittikçe dijitalleşen bir dünyada duyguların da dijitalleştiğinden dem vuruyor, “Kamyoncunun Türküsü” şarkısıyla Susurluk’a gönderme yapıyordu.
Askerlik görevinin ardından sırasıyla “Kral Çıplak”, “Bir Erkeğin Günlüğü” , “Aç Pencereni” “Annemin Türküleri” adlı albümlerini piyasaya sürdü. Ayrıca ikinci deneme kitabı olan “Moritos’un Düşleri” ni yayımladı.Ardından 2006 yılında "Akşamüstü" adlı albümünü çıkardı.
Sanat yaşamının on altıncı yılına (2006) adım atan sanatçı, bu geçen on beş yıl boyunca yurtiçinde ve yurtdışında yaklaşık on bin konsere çıktı. Türkiye’de en çok konser veren sanatçıların başında gelen Haluk Levent, bu konserlerin çok önemli bir kısmından para almamış, konserin gelirini ihtiyacı olan hastalara vakfetmiştir. Yardımsever Rock’çı tanımının yakıştırılması bu sebeptendir.
Aynı zamanda Çevre Sorunlarına karşı duyarlılığıyla ön plana çıkan sanatçı, hemen hemen her albümünde çevre bilincini aşılama yolunda şarkılara yer verdi. Türkiye’nin değişik bölgelerinde çevre katili projeler aleyhine davalar açtı ve açılan davalara müdahil oldu. Mersin’in Kazanlı ilçesindeki Caretta Caretta Kaplumbağalarının soyunun tükenmemesi için protesto gösterilerinde bulundu.
Kısa sanat yaşamına on üç albüm, on bin konser, iki kitap yüzlerce ödül, yardım konserleri, iki tane rekor konser (on iki saatlik), onlarca çevre davası sığdıran Haluk Levent, yürüdüğü yolda olgun ve emin adımlar atmaya devam ediyor.

Hayko Cepkin-Hakkında

Temmuz 24, 2007 tarihinde yazıldı.
Yorum ( 2 ) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Hayko Cepkin, (Doğum 11 Mart 1978, İstanbul) Ermeni asıllı Türk vatandaşı piyanist, müzisyen.
Liseden sonra 2 yıl Mimar Sinan Üniversitesi'nde ''şan'' eğitimi aldı. 2 sene Timur Selçuk Çağdaş Müzik Merkezi'nde şan, solfej ve armoni dersleri aldı. 1 sene Akademi İstanbul'da piyano eğitimi gördükten sonra profesyonel müzik yaşantısına 1997 yılında klavyeci olarak başladı.
Sırasıyla Ogün Sanlısoy, Aylin Aslım, Koray Candemir ve Demir Demirkan gibi isimlerle sahneyi paylaştı. Çalıştığı isimlerin bazılarının albümlerinde de düzenlemeci kimliğiyle yer aldı. En son Murathan Mungan'ın söz vermiş şarkılar adlı albümünde Aylin Aslım'ın seslendirdiği "Kimdi Giden" adlı bir Yeni Türkü bestesi olan parçayı düzenledi. Bu sırada evinin odasında kaydettiği bestelerini hayata geçirme kararı aldı. 2005 yılı içinde "Sakin Olmam Lazım" adlı albümü ile alternatif müzik piyasasında yerini aldı.
Daha sonra 2OO7 de ''Tanışma Bitti'' albümüyle sevenleriyle buluştu.Müziğe daha sert devam eden Hayko (kendi tabiriyle) türü bozuk tarzıyla açık olduğuna inandığımız yoluna devam ediyor.Bu albümü korku-gerilim temasıyla oluşturan Hayko'nun yeni albümünde 5 tane intro,10 tane parça+bonus bulunuyor.Profesyonel stüdyo kaydıyla yaptığı albümünün promosyon dönemi devam etmekte...
Hayko Cepkin'in grubu gitarda Umut Töre, bas gitarda Poyraz Kılıç ve davulda Murat Cem Ergül'den oluşmaktadır.

Direc-t-Hakkında

Temmuz 24, 2007 tarihinde yazıldı.
Kalıcı Bağlantı

Direc-t bir kaza sonucu 1997'de kuruldu. Arabayı bir direğe bindirdikten sonra çaldıkları parçalar İngilizce ve Türkçe olduğu için "ortada" bir isim koydular.
Üniversiteyi kazanan Bilge Ankara'ya taşındı ve orada grubu devam ettirmeye çalıştı ama sürmedi. Daha sonra müzik yapmak için İstanbul'a taşındı.
Bilge ve Özgür grubu tekrar kurdular ve basçıları Çelik'le Universal müziğin isteğiyle bir demo kaydettiler. Kim 500 Milyar İster'den ikramiye kazanan Çelik gruptan ayrıldı. 2000 sonunda Alex gruba girdi ve Ankara Odtü büyük salonda da çok güzel bir konser verdiler.
O sıralarda Güven Erkin Erkal Radyo D'deki programında Odun Aşk'ı çaldı ve çok istek gelmekteydi. Ve grubu TRT2'deki Albüm programna konuk etti. Bu programla grup iyice duyulmaya başladı.
2001 Roxy Müzik yarmasnda 1.olan grup Ada Müzik'ten albüm yapma hakkını kendi isteği doğrultusunda kullanmadı. NR1tv'de Ericsson Life'a konul oldular.
TRT Radyo ve Radyo D'de de çaldılar.Grup gemi boğaz turu, Robert Koleji,Alman lisesi, Life bar, Mia Skate Park, Line bar,Kemancı gibi mekanlarda konserler verdi. Uzun süre Line Bar'da program yaptlar.
Güven Erkin Erkal'n hazırladığı Rock Art VCD fanzinde bir klipleri yer aldı.Acil Club'da da canlı bir demo kaydettiler. Elden ve postayla bir hayli demo satan grup TV programlarının olduğu ilk VCD-demoya da imza attılar. 2. gitara Özgen'i alan grup My Life'ta bir süre program yaptı.
Boğaziçi Üni'de Battle of The Bands yarışmasından sonra bir konser verdi. Eski Bronx'ta ve Guitar Bar'da program yapan grubun bir süre sonra Özgen'le de yolları ayrldı.
Grup 2002 Roxy Müzik Günleri tantm kokteylinde İhtiyaç Molası grubu kemancsı Tolga ve çelloda Demet'ten oluan yaylı kadrosuyla bir konser verdi. Dünya Öpüşme Günü festivalinde de Manastre'de ve Alman Lisesi festivalinde çaldı.Daha sonra da Tarık Zafer Tunaya kültür merkezinde akustik bir konser verdiler. TRT2'deki Desibel programnda konuk oldular.Yazılı basında ve internet ortamında röportajları yer aldı.
2002'de Alternatif Festival'de David Byrne,Pulp,Sneaker Pimps ve Carl Cox'un altında çalan grup 2002'de H2000 demo,2003'de ana sahnede çaldı.
Eskişehir Anadolu Üniversitesinde bir konser verdi. 2003'de On-Air'le anlaşan grup Deniz Yılmaz prodüktörlüğünde kaydettikleri albümü 2003 mayısında bitirdi ve 2004 haziranında raflarda yerini alan "Rus Kozmonotları" isimli albümlerinde on Türkçe bir İngilizce besteleri var. İlk klip de dalyanda "Dur Sakın Konuşma"ya çekildi.
Dream Tv'de Yuxexes, Blue Jean ve Cine 5'te Başka Yerde Yok isimli programalara katılan grup Dream Tv'de canlı yayınlanan Rockistanbul festivalinde de ana sahnede çaldı.
2000 sonunda Alex gruba girdi.
2001 Roxy Müzik yarışmasında birinci oldular.
2002 Alternatif Festival'de David Byrne, Pulp, Sneaker Pimps ve Carl Cox'un altında çaldılar.
2002 H2000 demo sahnede çaldılar.
2003 H2000’de ana sahne aldılar.
2003 yılında On-Air'le anlaşan grup Deniz Yılmaz (Kurban) prodüktörlüğünde kaydettikleri albümü 2003 Mayıs'ında bitirdi ve 2004 Haziran'ın da raflarda yerini alan "Rus Kozmonotları" isimli albümlerinde 10 Türkçe bir İngilizce besteleri var. Dur Sakın Konuşma, Hasret ve Ama Sen Varsın’a birer klip çektiler. Özellikle albüme isim veren Ama Sen Varsın’a çektikleri animasyon klip çok ilgi gördü.
2004’de grup Dream Tv'de canlı yayınlanan Rock İstanbul festivalinde de ana sahnede çaldı.
2004 Temmuz ayında Direc-t Slovakya'da Pohoda Açıkhava Festivalinde çalan ilk Türk grubu oldu.
2004 Yedi Kule Zindanları'nda Güney Asya depremzedeleri yararına yapılan konserde yer aldılar.
2005 Fanta Gençlik Festivali'nde toplam 17 şehirde konser verdiler.
2005 RockIstanbul Festivalinde ana sahnede çaldılar.

Çilekeş-Hakkında

Temmuz 24, 2007 tarihinde yazıldı.
Yorum ( 1 ) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Görkem Karabudak - Vokal, Elektro Gitar
Beş yaşında piyano ile müziğe başladı. 13 yaşında Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi "keman" bölümünü kazandı ve yedi yıl burada Elif Enacar ve Arif Abbasov ile keman eğitimini sürdürdü. Elena Puşkova ile koro, daha sonra kazandığı Gazi Üniversitesi Müzik Eğitim Fakültesinde de Günay Akgün ile şan çalıştı. Prof. Erol Erdinç yönetimindeki Bilkent Gençlik Senfoni Orkestrasında ve birçok oda müziği orkestrasında görev yaptı. Konservatuar eğitimini sürdürürken, 2002 Kasım ayında vokalist olarak Çilekeş grubuna dahil oldu. Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümünde eğitimini sürdürmektedir
Ali Güçlü Şimşek - Elektro Gitar
Kadıköy’de doğdu, Bursa'da büyüdü. 12 yaşında gitara heveslendi. Ankara Üniversitesi DTCF Fransız Filolojisini kazanınca, Bursa’dan tanıdığı Cumhur'un stüdyosuna takılmaya başladı. Stüdyoda Görkem'le tanıştı. Bir süre sonra Görkem ve Cumhur gruplarını dağıtıp; hep beraber Çilekeş'i kurdular. Geçen sene ilk hedefini gerçekleştirdi ve grup arkadaşlarıyla birlikte doğduğu kente, İstanbul'a yerleşti. Şimdi aynı evde, hep beraber takılıyorlar.
Cumhur Avcil - Davul
Bursa'da doğdu. Bursa Erkek Lisesi yıllarında müziğe ilgisi arttı ve davul çalmaya başladı. Lise yılları boyunca değişik gruplarla çalarak bir çok organizasyonda yer aldı. 1999 yılında Ankara Üniversitesi Psikoloji Bölümünü kazanarak Ankara'ya yerleşti. Bir sene sonra kendi stüdyosunu açarak, bir çok gruba eşlik etti ve müzik çalışmalarını sürdürdü. Bu yıllarda çeşitli rock festivallerinde ve barlarda ses teknisyeni olarak çalıştı. 2002 Kasım ayında Çilekeş'in kurulmasıyla grubun davulcusu oldu. 2004 yılında Psikolog unvanını alarak Ankara Üniversitesi Sosyal Antropoloji Bölümünde yüksek lisans öğrenimine başladı.
Gökhan Şahinkaya - Bas Gitar
Samsun’da doğdu. Ortaokul yıllarında rock müziğe ilgi duymaya başladı. Lise yıllarında kurduğu grubu ile çeşitli organizasyon ve şenliklerde çaldı. Üniversite eğitimi almak için Ankara’ya yerleşti ve bir bar grubunda bas gitar çalmaya başladı. Limon Bar’da John Doe ile çalarken Çilekeş ile tanıştı. Görkem ile bir proje grubunda yer aldı. 2003 yılında Bilkent Üniversitesi’nden bilgisayar programcısı olarak mezun oldu ve tamamen müziğe yöneldi. 2006 ya kadar birçok grupta çaldı. 2006 Mart’ında Çilekeş’e katıldı.
İlk konserini Kasım 2002de Ankara Saklıkentte gerçekleştiren Çilekeş, 2003 ve 2004 yıllarında verdikleri konserlerle önce Ankarada dikkatleri çektiler. 2004`ün Mayıs ayında önlerinde gerçekten önemli bir fırsat olduğunu henüz bilmedikleri Fanta Genç Yetenekler Aramızda yarışmasına katıldılar. Ön elemeleri aşan Çilekeş, İç Anadolu Bölgesi Finali`nde canlı performansıyla beğeni toplayarak Türkiye Finali`ne katılmaya hak kazandı. Grup, yarışmanın Türkiye Finali`nde Melih Kibar, Meltem Taşkıran, Teoman, Levent Yüksel, Engin Akıncı`dan oluşan jüri önünde yine canlı performansıyla göz doldurarak yarışmayı kazandı.
Bu gelişmenin ardından daha büyük organizasyonlarda, daha geniş kitlelere ulaşmaya başlayan Çilekeş, konserlerin yanında albüm çıkarma fikrini aklına koydu ve yeni parçalar yaparak bir demo hazırladı.
Canlı performanslarıyla gözdolduran grup, yarışmanın arkasından davet edildikleri ve 17 şehri kapsayan Türkiye turnesinde Candan Erçetin, Beyaz, Harem ve Nev ile birlikte yaklaşık 350 bin kişiye ulaşma fırsatı yakaladı. Böylece büyük çapta bir turneye çıkan ilk amatör grup oldular ve henüz ilk albümleri çıkmadan kayda değer bir dinleyici kitlesi yakalamayı başardılar.
Prodüksüyonuna 2005`in Mart ayında İTÜ MIAM`da davullları kaydederek başladıkları ve özellikle üniversite gençliği tarafından dört gözle beklenen ilk albümleri Y.O.K. Volkan Başaranın prodüktörlüğünde Haziran 2005te ONAIR tarafından yayınlandı. Şarkıların söz, beste ve düzenlemelerinin tümünün Çilekeşe ait olduğu albümde Rap müziğin yükselen ismi Fuat, Kurban grubunun davulcusu Burak Gürpınar ve alternatif müziğin önemli ismi Aylin Aslım da birer şarkıda konuk müzisyen olarak katıldılar.

 

cursor